• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
 güneşin doğduğu yer ArdahanGüneşin Doğduğu Yere Hoşgeldiniz.....
    • Ardahan Rehberi Sizindir
    • İş Yerlerinizi Ücretsiz olarak Tanıtabilirsiniz.
    • Ardahan Rehberine Ücretsiz İlan Verebilirsiniz
    • İlanlarınızı Bütün Ardahan'lılar Görür
    • Çıldır Gölü Balık Lokantaları, ücretsiz ilan verebilirsiniz
    • Ardahan Rehberi Sizidir
    • Ücretsiz İlan Verin
    • Ardahan Rehberi Sizidir
    • Ardahan Rehberi Sizindir
    • Ardahan ile ilgili düşüncelerinizi Formda paylaşın
    • ARDAHAN REHBERİ ÜCRETSİZDİR
    • Burada işletmenizi ücretsiz olarak tanıtabilirsiniz.
    • Kaşar Üreticileri Ücretsiz İlan Verin
    • Reklamınız Ardahan Rehberinde ücretsiz yayınlansın
    • Damal Bebeği İlanlarınızı Ücretsiz Yayınlıyoruz
    • Ardahan Rehberi Sizindir ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.
    • Ardahan'lı Peynir Üreticileri
    • İlanlarınızı ücretsiz olarak yayınlıyoruz
    • Ardahan'lı Turizmciler, ücretsiz ilan verin
    • Ardahan Rehberinde ilan vermek ücretsizdir.

Ardahan Fıkraları

Posof’ta ta yaşanmış bir olay

 

Gurbetin yakıp kavurduğu yıllarda herkes sevdiğini beklerken Posof’lu hemşerimiz de oğlu Osmanı beklermiş.

Gözü yollarda dört gözle göz bebeği Osman’ını bekleyen aile fertleri radyonun başında oturmuş ajansı dinlerken diğer akrabaları da gelmişler…

Ajans bittikten sonra radyoda güzel mi güzel gaydalı bir türkü de çıkınca kimse kalkmamış oradan.

Çaylar da gelip giderken türkünün ezgili kısmını takiben başlayan ilk türkü mısrası çıkınca aile büyüğü Zülali Amca demişki: Ola Uşahlar iradiyoyu gapatun getsun hemen! Diye ısrarla çıkışmış

Herkes bir ağızdan niye dayı? Diye sormuşlar

Ola böğün bizim Osman Gurbetten gelecah o zaman calaruh o da dinnasun…

Ardahan’da deduğ a…

 

Posof’lu amcamız patateslerini derdikten sonra telislere doldurup ilçe ilçe, köy köy dolaşıp satıyormuş…

Ardahan’da da epey bir dolaştıktan sonra, Ardahan’ın köylerinden birinde  çeşmenin önünde durmuş ve :

Kartollar geldu…

Kartollar … Posof gartollari geldu…

Diye bağırarak satmaya başlamış.

Köylülerden biri gelmiş ve demiş ki:

Ola gartollar gaçadur?

Bizim Posof’lu amca:

Ola gaç defa diyeceyug? Ardahan’da deduğ a…


Elmazına değil zanduğuna yanıyerum…

 

Posof’lu kışlık elmasını büyük bir özenle toplamış ve kilerinin en korunaklı yerine saklamış.

Bunu gören bazı muzip gençler bu leziz ve sulu elmalardan yemek istemişler ve gizlice girip elmaları çalmışlar.

Bir müddet sonra elmalarından yemek isteyen Posoflu amcamız, kilere girmiş bir de bakmış ki elmalar toptan gitmiş.

Çok üzülmüş ve tüm köyü ayağa kaldırmış.

Tüm köylü gelmiş ne oldu diye sormuşlar?

Amca:

Ne oldi ola elmalarım getmuş…

Ciğerum yaniyer gomşilar…Diye hayıflanmış.

Komşulardan biri demiş ki:

Ola ne uzuliyersun benum elmalardan verurum.

Amca:

Ola sen diyersun, ben elmazına degül zanduğuna yaniyerum.

Demiş…

 

 


Sobaya atarum gomutanum

Çıldır’ın çamdıra köyünden askere giden birisini çavuş sınavına alan komutan sorar:

-Oğlum bir savaş uçağı pencereden içeri odamıza girdi ne yaparsın?

Asker:

-O teyyarayu alur sobaya atarum gomutanum.

  Komutan:

-Oğlum ne diyorsun öyle şey olur mu?

Asker:

-Olur gomutanum camdan giren teyyare ya ne edulur?

 


Bevaz yemirim…

 

Göle’nin köyünden biri İstanbul’a gurbete gider.

Hastalanır ve sağlık ocağına götürülür.

Doktor çok halsiz düştüğünü  et, süt ve yumurta yemesi gerektiğini söyler.

Göle’li kardeşimiz :

-Tohtur beg, ben bevaz yemirim onu nasıl yiyem? Demiş.

 

Aya Pala Allah Sennen Razı Olsun

 

Çıldır’lı kardeşimiz köy minibüsünden iner evine giderken yolda Pala lakaplı köylüsünü görür ve birden geri döner, elinde çalğılarla ( kuşburnu ve söğüt dalından yapılan ahır süpürgesi) gelir.Pala ile  yine karşılaşır.

Pala dayanamaz sorar:

-Eye sen gelerdin birden meni görence geri döndün, niye görem?

Köylüsü:

-Aya Pala Allah senen razı olsun  çağlıları minübüste unutmuştum ,seni görende yadıma tüştü.

 

A bu ohtelin virajları olmasa

 

Zülali amca işsiz olan oğlu Gülali için iş aramaktadır.

O sırada köye bir müteahhit gelir ve iyi kamyon süren şöför aramaktadır.

Zülali amca bunu öğrenir ve müteahhitin sürekli takıldığı kahveye gider, tam da müteahhitin oturduğu sandalyenin arkasına oturur ve müteahhitten habersizmiş gibi  komşusu Mikail ile aralarında yüksek sesle  şöyle bir diyalog geçer:

O’la Mükayit bizim Gülali Gars’tan Posof’a gamyonu sürüp gelse, bizim Gülali mi tez varur yohusa elektürük mü?

Mikail:

Valla a bu ohtelin virajları olmazusa hama hama başa baş varullar…

 

Ali Ali gel bir gaşgannan öpüm.

 

Okulda oynatılan bir piyeste öğretmen Çıldır’lı bir ilkokul son sınıf öğrencisine  rolünü ezberletmeye çalışırken aralarında şöyle bir konuşma geçer:

Öğretmen :

-Oğlum sen bir yüzbaşısın, Ali adlı er düşman askerini esir almış ve senin huzuruna getirmiştir.Ona  yaklaşmalı ve demelisin ki: “Ali, gel bakayım senin alnından öpeyim”

Öğrenci:

-Aya Alı Alı! Gel bir gaşgannan öpüm…Der.

 

Çapah Görörem

 

Çıldır’dan gidip uzak memleketlerde tahsil gören Edebiyat Fakültesinden mezun şair ruhlu genç köye gelir ve köyde güzel bir kıza aşık olur.Bir gün buluştukları otluğun arkasında gençle kız arasında şöyle bir konuşma geçer:

Genç

-Sana baktığım zaman gözlerinde denizleri ve  doğanın tüm güzelliklerini görüyorum, sen benim gözlerimde ne görüyorsun?

Kız:

-Men ne görejem çapah görürem.

 

 

Tepsuyu ariyerum

 

Uzaktan gelen aziz misafirlerine hangel pişiren evin gelini ile kaynanası telaş halinde iken birinin elinde çıra diğerinin elinde hıngel tepsisi  evin aşkanasından  gelip misafir odasına giden koridorda çarpışırlar ve ortalık birden kararır. Aralarında şöyle bir konuşma geçer:

Kaynana:

-Gelin biy senun ciğerun yana ne ettun ele, olmuya hıngeli ariyersun?

Gelin:

-Yoh ana, tepsuyu ariyerum.

 

Eşedenini getirmeden çimizdirmeden  goymam

 

Japonya’dan gelen Japon turisti evine konuk eden Çıldırlı terekeme çok kanı kaynadığı Japon turistin müslüman olmadığını öğrenir ve çok üzülür ve derki:

-Hamımız bir adem atadan bir hava anadan gelmişih

-Ay uşağlar bu gedeye yazıh olacak, deyin ona atam deyir ki eşedenini getimeden çimizdirmeden onu bu kapıdan goymam

 

Bizim Seleddin’in halı

Lele lakplı terekeme özlü sözler kitabı okuyan oğluna kulak misafiri olmuş.

Oğlu Memmet kitabın Mevlana ile ilgili bölümünde güzel bir söz okuyunca kulak kesilmiş.

Söz şöyledir:

“İnsan gördüm üstünde elbise yok, elbise gördüm içinde insan yoktu.”

Kardeşi Seleddin’den uzun zamandır çok çekmiş olan Lele bu söz üzerine hafifçe mırıldanarak şöyle der:

“ Aye menim gardaşım Seleddin’in halı hal döğül diyesen. Ne adamdı nede üstünde paltar var, gören bu işin sonu ne olar?”

 

Aya uşahlar bir yerden bir takkıltı geler ama hardan?

 

Terekemeler’den Zihni dayının evine uzun zamandır hırsızlar gözetliyor ve zaman zamanda kazma ile evin bir köşesinden kazıyorlarmış? Duyulacak kadar ses çıkarmalarına rağmen Zihni dayı bir türlü duymuyormuş. Bir gün Zihni dayının yattığı odanın tam dibine kadar gelmişler. Bu sesleri duyan zihni dayı hemen uyanmış ve ev halkını ayağa kaldırmış:

-Aya uşahlar bir takkıltı geler diyesen bir yerden, ama gören hardan” demiş.

 

Tırmanmak

 

Posof’ta ilkokul sonda okuyan Gülali’ye öğretmen “tırmanmak fillinin çekimini sorar.

Gülalı

-Öğretmenin o da nedur? Diye sorar.

Öğretmen :

-Oğlum, bir ağaca çıkmak gibi düşün.

Gülalı tamam öğretmenim çekiyerim bak:

-Ben dırmaniyerim, sen  dırmaniyersin, onlar dırmaniyeller…

 

Bıyy atam öyüne giderem

 

Büyük şehre yeni gelen Çıldırlı teyze bir gün babasını görmeye giderken kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçmeye kalkar. Polis hanımefendi nereye gidiyorsun? Diye uyarınca

Kadın:

Bıyy saa ne, atam öyüne giderem.

 

Şoşun kırağında herreniyorum

 

İstanbul’daki abisinin yanında yaz tatilini geçirdikten sonra köye gelen kız sosyeteye ve İstanbul Türkçesi konuşmaya oldukça özenmiştir. Evde annesiyle bile anlayamayacağı şekilde şehir Türkçesi konuşur dururmuş.

Bir gün eve tezek götürürken o sırada köyün içinden geçen şose yolda  gördüğü halası oğlu Eleskerle arasında şöyle bir diyalog geçmiş:

Kız:

Ayy Ali Asker, uzun zamandır görüşemiyoz ayol, ne  yapıyosun bakiim” Diye kıvırtarak sormuş

Elesker:

     - Naarem şoşun gırağında herrenif dururoram görörsen… demiş.