• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
 güneşin doğduğu yer ArdahanGüneşin Doğduğu Yere Hoşgeldiniz.....
    • Ardahan Rehberi Sizindir
    • İş Yerlerinizi Ücretsiz olarak Tanıtabilirsiniz.
    • Ardahan Rehberine Ücretsiz İlan Verebilirsiniz
    • İlanlarınızı Bütün Ardahan'lılar Görür
    • Çıldır Gölü Balık Lokantaları, ücretsiz ilan verebilirsiniz
    • Ardahan Rehberi Sizidir
    • Ücretsiz İlan Verin
    • Ardahan Rehberi Sizidir
    • Ardahan Rehberi Sizindir
    • Ardahan ile ilgili düşüncelerinizi Formda paylaşın
    • ARDAHAN REHBERİ ÜCRETSİZDİR
    • Burada işletmenizi ücretsiz olarak tanıtabilirsiniz.
    • Kaşar Üreticileri Ücretsiz İlan Verin
    • Reklamınız Ardahan Rehberinde ücretsiz yayınlansın
    • Damal Bebeği İlanlarınızı Ücretsiz Yayınlıyoruz
    • Ardahan Rehberi Sizindir ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.
    • Ardahan'lı Peynir Üreticileri
    • İlanlarınızı ücretsiz olarak yayınlıyoruz
    • Ardahan'lı Turizmciler, ücretsiz ilan verin
    • Ardahan Rehberinde ilan vermek ücretsizdir.

Tarihi-Turistik Yerler


ARDAHAN'A NASIL GELİNİR ?

Karayolu ile gelebilirsiniz: İlimize karayolu ile gelmek için bir çok alternatif yolunuz bulunmakta,Karadeniz tarafından gelmek istiyorsanız Artvin ili üzerinden Şaşvat'a gelmeniz ve oradanda Ardahan çıkmanız gerekir.Yollar virajlı olup dikkat edilmesi gerekmektedir. Artvin bölgesinde yapılan barajlar nedeniyle de bazı zamanlarda yollar kısa süreli kapatılmaktadır. Erzurum-Şenkaya-Göle-Ardahan yolunu takip ederekte Ardahan'a gelebilirsiniz en kullanışlı ve rahat yol ise Kars üzerinden gelen yoldur.Bu yolu tercih ederseniz daha rahat bir yolculuk yapabilirsiniz.
Havayolu ile gelebilirsiniz:Havayolunu tercih etmeniz durumunda Kars havalimanına gelmeniz ve oradan da gerek özel minübüs ve taksiler yardımıyla gerekse uçak şirketlerinin servisleri aracılığıyla kolaylıkla Ardahan'a gelebilirsiniz.

ARDAHAN'DA NEREDE KALINIR :
Özellikle son yıllardaki atılımlar ile Ardahan ilinde yapılan oteller çağdaş bir hizmet sunmaktadır,buralarda kalınabileceği gibi çeşitli kurumlara ait misafirhaneler aracılığıyla da Ardahan'da konaklayabilir ve Ardahan'ı gezebilirsiniz.
 
 
ARDAHAN'DA YAPILMADAN DÖNÜLMEYECEK GEZİ VE ETKİNLİKLERDEN BAZILARI ?
(Yapmadan dönmeyin)
Bir seyahat için mi? Okumak için mi ? Öğrencinizi veya bir dostunuzu görmek için mi? Yolunuz eğer herhangi bir sebepten Ardahan'a düşmüşse bunları yapmadan dönerseniz pişman olabilirsiniz üstelik seyahatinizi dostlarınıza anlatırken onlarda Size "Madem bunları yapmadın niye gittin Ardahan'a " diyebilirler. Bizden söylemesi
 

Çıldır Gölünü Gezin 

Çıldır Gölü ülkemizin önemli ve derin tatlı su göllerinden meşhur Çıldır Sazanı olan Sarı Sazan’ın ana yatağıdır. Yazın ve kışın ayrı güzelliği ve manzarası olan Gölün her mevsimi bir başkadır. Gölün kenarında otomobilinizle bile bir gezinti yapsanız açılırsınız.Gölün kenarından geçerken bazı köyleri (Taşbaşı, Çanaksu, Akçalar, Doğruyol,Taşköprü ve Gülyüzü)  ve yaylaları da görmeniz mümkündür.

Etrafındaki dağların hemen her mevsim tepelerinden karın yok olmadığı, dağlardan göle akan derelerinde kırmızı benekli alabalıkların tutulduğu, yaylalarında heyecanlı bir telaşın her zaman sürdüğü Çıldır Gölü görülmeğe değerdir. Kışın buz tutan gölde atlı kızakların turistleri gezdirdiği,  gölün bir yerinden delinen buz tabakasından bazen sarı sazanın tutulduğu, bazen dalgıçların deneme yaptığı göl, yazın etrafını saran bin bir çeşit çiçekle büyüleyici bir görünüm kazanmaktadır. Kaçırdığınızda üzüleceğiniz bazı görüntüler olabilir. Bu yüzden Fotoğraf makineniz veya kameranızla her köşesinden bambaşka ve nefis estanteneler yakalayacağınız gölde gezinti yaparken deklanşörünüzü ve kameranızı açık turun. Her gün bir televizyon veya film ekibinin Çıldır Gölü’nde bir şeyler ararken veya bir şeyler çekerken bulabilirsiniz. Çıldır Gölü sadece balıktan ve manzaradan ibaret değildir. Çıldır Gölü kendi ozanlarını, kültürünü ve festivallerini de ortaya çıkarmıştır. Yaz sıcağında herkesi pikniğe ve eğlenceye davet eden bir göl festivali, bazen de kışın dondurucu soğuğunda buz tutmuş yüzeyinde buz ve paten festivalinde bula bilirsiniz kendinizi.

Çıldır Gölü’nde zaman su gibi akıp gider. Her mevsimde bir başka güzel olduğu gibi, günün değişik saatlerinde de değişik ve nefis manzaralara bürünen Çıldır Gölü’nün güzelliklerini saymakla bitmez. Ama Çıldır Gölü’nü farklı kılan diğer özelliklerinden biri de Gölün doğal ve bakir bütünlüğünden henüz bir şey kaybetmemiş olmadır. Gölün kenarında yükselen karmaşık binalar, kimyasal kirleticiler ve doğayı bozucu faktörlerin bulunmayışı, gerek göl faunasını ve gerekse göle bitişik doğanın florasını aynen korumasına sebep olmaktadır.

Ayrıca Çıldır Gölü’nün efsanesini orijinal ağızlardan dinleme fırsatını elinizden almamak için Gölün efsanesini de burada açıklamamayı uygun gördük.

Kısaca Çıldır Gölü’nü gezip giderseniz hafızlarınızda silinmeden kalan birçok şeyin olduğunu göreceksiniz. 

Çıldır Gölünü Gezmeden Sakın Ardahan'dan Ayrılmayın
Çıldır göl şenlikleri hakkında daha fazla bilgi alın 
 çıldır gölü haritası

 

 

 Aktaş gölünü gezin

Ülkemizin en önemli sulak alanlarından biri olan Aktaş Gölü yüksek yaylaların üzerine yer alan sıra dışı tektonik göllerden biridir. Göçmen kuşlar deyince de Manyas’tan sonra belki de ilk akla gelen kuş terminallerindendir. Yörede Hozapin, Hazapin gibi isimlerle de anılır.
Aynı zamanda Gürcistan’a sınır olan göl balık avlamak ve nefis manzarasından yararlanmak için bulunmaz bir yerdir. Çıldır gibi derin olmayan ve sığı bir göl olan Aktaş Gölü yaylaların hakim tepelerinde yer aldığı için göl kenarındaki flora ve güzellikler Gölün nefasetini kat kat artırmaktadır. Kışın dondurucu soğuklarında o da Çıldır Gölü gibi buz kesmektedir. Aktaş Gölü’nün en önemli sulak alanlardan biri olması hesabıyla göçmen kuşların otağı konumundadır.
Önemli göç noktalarından birini teşkil eden göl göçmen kuşların gelmesiyle çok başka bir havaya bürünür. Pelikanların, turnaların, kadife ördeklerin ve angıtların cirit attığı Aktaş Gölü özel koruma statüsü kazanan Göllerden biridir.
Pelikanlar (Ak Pelikan) başta olmak üzere, leylek, atmaca,yaban kazı, martı, yaban ördeği,karabatak ve Van Gölü Martısının insanlara alışkın olarak yaşadığı ender bulunan bir göldür. Ak pelikanların kuluçkaya yatabildiği yedi alandan biri olarak ün salan Aktaş Gölünde kuşlara ilişkin bir romatizm yaşamak istiyorsanız Aktaş’ta bir piknik yapmadan gitmemek gerekir. Unutmamak gerekir ki, Edebiyatımızın önemli isimlerinden Sait Faik ABASIYANIK’ın “Son Kuşlar” adlı  meşhur hikayesini yazdıran Büyük Ada’da kuşların meydana getirdiği atmosfer olsa gerek. ktaş Gölü’de nefis manzarası ve kuşları ile kendisini meşhur edecek Sait Faik’lerini sabırsızlıkla beklemektedir. 

Aktaş Gölünü gezmeden sakın Ardahan'dan ayrılmayın
 aktaş-hozapin gölü aktaş gölü aktaş gölü buz tuttu
 aktaş gölü sulakalanı aktaş gölü aktaş gölü pelikanlar

 

Şeytan Kalesini Gezin 

Kaleler tarihin günümüze akıp gelen en iyi anlatıcıları ve temsilcileridir. Bir zamanlar can , namus ve mal güvenliği demek olan kaleler geçmişi anlama ve yad etmek için kalan en sağlam kalıntılar olarak bize tarihimizi ifade etmektedirler. Çıldır'ın mütevazi köylerinden biri olan eski adıyla Rabat, yeni adıyla Yıldırımtepe olan köye 1-1,5 km uzaklıktaki Şeytan Kalesi kimlere tanıklık etmemiş ki? Medler, Persler,Makedonyalılar, Romalılar, Sasaniler,Selçuklular, İlhanlılar, Safeviler, Osamanlılar ve daha bir çok devlet Şeytan kale'nin sahipliğini yapmışlar.  Mimari özellikleri dikkate alındığında daha çok Urartular'dan kaldığı izlenimi vermektedir. İblis hisarı, Kale-i Şeytan, Çıldıran Kalesi ve Kaçiş gibi isimler de almış olan Kalenin geçmiş zamandaki izleri hala varlığını korumaktadır.  Son zamanlarda definecilerin uğrak yeri haline gelen kale ne  yazık ki pek de bakımlı sayılmaz. Tüm afetlere, savaşlara ve insanların yıkıcılığına inat ayakta duran Şeytan Kalesi her yıl turistlerin akımına uğramaktadır. Çekiciliğinin nereden geldiği tam bilinmez ama, her kalede olmayan efsanesi dilden dile anlatılır durur. Etrafından akan Karaçayın üç kenarından sınırlarını çizdiği bir yarım adanın hakim tepesine kurulmuş olan Şeytan Kalesi yalnızlığın bir simgesi gibi kalabalıkları kendine çağırmaktadır. Kaleyi kuran sanki bir gizemi saklamak, bir sevdiğini korumak veya kendini inzivaya çekmek için bir sığınak gibi kurmuştur. Her kalenin bir kurucusu ve kuruluş hikayesi mutlaka vardır. Ama her kalenin efsanesi yoktur. Örneğin İstanbul'da kız kulesinin veya başka yerde bir kız kalesinin efsanesi vardır. Ama efsanesi olan kale azdır. Efsanesi olan kalelerden biri de Şeytan kalesi'dir.  Şeytan kalesinin efsanesi biraz İstanbul'daki Kız Kulesi'nin efsanesini de anımsatır. Efsaneye göre, Kralın kızı hastalanır,tüm çabalara rağmen hekimler kurtaramaz. Kızını çok seven Kral yörede bulunan üç Kale'den birine Kızını ve eşyalarını  gömdürür. Kızın mezarını kazan askerleri  kimse kızının mezarının hangi kaleye gömülü olduğunu bilmesin diye  öldürtür. Böyle bir hazin efsanesi olan Kale'nin neden bu kadar hüzünlü ve yalnız durduğu ve ayrıca neden define avcılarının yıkımına uğradığı da anlaşılıyor…

Karaçay vadisinde, yüksek bir tepede  sarp kayalıklarla ve iç kısmında  sur duvarlarıyla çevrili Kale'nin içindeki şapel, su sarnıcı ve merdivenlerin kalıntıları görülmeğe değerdir. Son zamanlarda yolu düzenlenmiş ve aydınlatılmış olan Kale sizlerin ziyaretini beklemektedir.

 

Şeytan Kalesini gezmeden sakın Ardahan'dan ayrılmayın
 şeytankalesi harita şeytan kalesi tarihi güzel bir görüntü
 kış şeytan kalesi şeytan kalesi genel görünüm şeytan kalesi Ardahan




Sazan balığı (Çıldır balığı ) yiyin

Yörede genellikle Çıldır balığı olarak ün yapmış olan sazan balığı Çıldır gölünün bir sembolü gibidir.Her gölün levreği, sazanı ve kefali vardır. Ama Çıldır Gölü’nün sazanı, diğer bir deyimiyle Sarı Sazanı bir başkadır. Kılçığı bir etinden kolayca ayrılabilen ve Göl’den hemen tutulup pişirilen sazan salatasız bile çok lezzetlidir. Göl kenarında bulunan balıkçıların yerlerinde güzel bir havada göl sularının hafif dalgalı manzarasında bir sazan ziyafeti yapmak çok keyiflidir. İyi bir yemek her zaman mutluluk verir.
Çıldır Gölü’nün yaz kış bitmeyen nimetlerinden biri olan Sarı Sazanı yiyenlerin mutlaka tadı damağında kalmaktadır. Öyle ki, sonradan Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlere sipariş verip derin dondurucuda şoklanmış ve özel straforlara konulmuş şekilde getirtenler bile vardır.
Kışın donan gölün delinmesi ve açılan ufak bir delikten sallanan oltadan veya ağlardan çekilerek yakalanan Sazanların tadı daha bir başka olmaktadır. Hele o egzotik avlanma şekli tüm turistlerin, televizyoncuların ve filmcilerin dikkatini çekmektedir. Bu yüzden özellikle kışın donan göl buzunu delip Sazan avını gerçekleştirenleri çeken birçok televizyon muhabirine ve belgesel çekimi yapanlara rastlamak mümkün.




Çıldır balığı yemeden sakın Ardahan'dan ayrılmayın
Uluslararası kış şenlikleri hakkında daha fazla bilgi alın
 sazan avı kışın sazan avı sazan avı
 sazan kızartması çıldır balığı sazan balık kızartması

 

Atatürk Silüetini görün

Benzerine hiç rastlanmayan bir tabiat fenomenini her meraklı insan görmek ister. Görenleri şaşırtan ve düşüncelere daldıran bu gölge olayını görmek bir ayrıcalıktır.
1996 yılından beri her yıl Damal’da düzenlenen Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri’ne gelirseniz bu olayı daha renkli bir ortamda gözlemleme fırsatı bulacaksınız.Bu tabiat olayı ilkez haber olduğunda okuyanlar pek inanmamışlardı. Gelip gözleri ile gördükten sonra inandılar.  
Büyük Önder Gazi Mustafa kemal Atatürk’ün Damal’da Karadağ yamaçlarına düşen yüzünün profilini izlemek hem keyifli hem de anlamlıdır.
15 Haziran-5 Temmuz tarihleri aralığında, 17.55-18.10 saatleri arasında görülen bu değişik doğa harikasını seyretmek ve Büyük önder Atatürk’ü bu vesileyle de olsa anmak ve siz de farklı duygular hissetmek istiyorsanız özellikle belirtilen tarihlerde Damal’da olun. Bu ışık ve gölge marifetiyle ortaya çıkan ve ne tesadüftür ki, Atatürk’ün silüetini ortaya çıkaran bu olay, ilk kez Damal’ın Yukarıgündeş köyünde Adıgüzel Kırmızıgül adlı bir çoban tarafından gözlenmiştir.1975 yılında Erdoğan Kumru adlı bir gazeteci tarafından fotoğraflanarak Genel Kurmay Başkanlığı’na gönderilmiş olan bu durum görenleri şaşırtmaktadır.
Yukarıda belirtilen tarihlerde Atatürk’ün silüetinin Karadağ sırtlarında gözlenebilmesi dört gözle beklenen bir olaydır.

 

Damal Atatürk şenliklerini izlemeden Ardahan'dan ayrılmayın
Damal Şenlikleri hakkında daha fazla bilgi alın
 Damal Şenlikleri Damal şenlikleri Damal şenlikleri
 Damal şenlikleri Damal Şenlikleri Damal şenlikleri



Ardahan Kalesini görün

Birçok şehrin kalesi olurda serhat şehir Ardahan’ın kalesi olmaz mı? Sığınmak ve savunmak demek olan kale uç boylarında bulunan şehirlerin vazgeçilmez yapılarının başında gelir en önemlisidir. Ardahan Kalesi de bunlardan biridir.

Bir yerde Ardahan’ın sembolü olan Kale’ye uğradığınızda Kalenin kapısı  üzerinde bir kitabe göreceksiniz. Kitabede şöyle yazar: “Bu kale, Arap, Anadolu ve İran meliklerinin efendisi, karaların ve denizlerin sahibi, Selim Han oğlu Ulu Sultan Süleyman’ın emriyle yapıldı. Allah, onun

ülkesini ebedî kılsın. Şevval 963 (Ağustos 1556).”

 Kale kapısının şurasına burasına tabelalar asılmış. Kalenin estetik olmayan yeni yazı ve levhaları insanı hüzünlendirse de gezilmeye değerdir. Kalenin üzerindeki yazılara göre kalenin inşâ tarihi de 1544 olarak gösterilmektedir. Eski ve yeni Aradahan’ı birbirinden ayıran Kura (Kür) nehrinin solundaki bir ovada hakim bir yerde kurulan Ardahan’ın ne zaman kimler tarafından yapıldığı kesin olmamakla birlikte, büyük olasılıkla Selçuklular tarafından 12. Yüzyılda yapıldığı ve 16.yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından onarıldığı bildirilmektedir. Yapımında dikdörtgen plan uygulanan, ana girişi batıdan verilen ve girişine yüksek bir eyvan yerleştirilen kalenin yontma taştan yapılan surları,duvar örgüsü ve uygulanan teknik Rumelihisarı’nı çağrıştırmaktadır.
Kale içerisinde mescit, hama kalıntıları ve kalenin batı kapısının yanı sıra, Kura nehri yakınında su, Huruç ve Uğrun kapıları da bulunmaktadır.

Ardahan kalesini görmeden Ardahan'dan ayrılmayın
 ardahan kalesinden görünüş ardahan kalesinde gezinti ardahan kale kapısı
 ardahan kalesi gece kaleden görünüm ardahan kalesi eski savaş 



Festivallerimizi görmeden sakın Ardahan'dan ayrılmayın

Ülkemizde belki de en çok festival Ardahan'da yapılmaktadır ancak ne yazık ki yeterince duyurulamaması sonucu pek kimsenin haberi olmamaktadır,ancak haberi olup ta gelenleri ayrı bir eğlence beklemekte ve yıllarca unutamayacakları eğlencelerle karşılaşmaktalar.


Festivaller ile ilgili daha geniş bilgiyi festivaller sayfamızdan takip edebilirsiniz